10 Сентябрь 2010 Жума 15:41:39

En Son:18:01:53 GMT

Buradasınız: Макала Fatih KOŞAK Türkmenistan Ahal Bölgesi Bitki Örtüsü

Türkmenistan Ahal Bölgesi Bitki Örtüsü

Э-почта Yazdır PDF

 

AHAL BÖLGESİ’NİN BİTKİ ÖRTÜSÜ ÖZELLİKLERİ

 

Ahal Bölgesi’nin doğal bitki örtüsü kısa boylu otlar ile odunsu çalılıklardan oluşan çöl bitkileridir. Yağışın azlığı ve yaz aylarındaki yüksek sıcaklıkların varlığına rağmen sahada yetişebilen bitkiler çölün bu zor şartlarına uyum sağlamaktadır. Örneğin çöl bitkileri yazın terlemeyi azaltmak için yapraklarının veya aynı özelliğe sahip dal ve filizlerinin bir kısmını dökerler. Bunun yanında yapraklarında koruyucu tüylenmeler meydana gelmekte, üzerleri balmumu gibi bir maddeyle kaplanmakta ve kökleri de gerekli suyu emmek için çok güçlenmektedir.

           Kumluk çöl sahasında sazak, gandım, çerkez ve başka çalı formundaki kısa boylu ağaçlar ile yılak ve efemerler* gibi otsu bitkiler yetişmektedir. Kopet dağlarında bitkilerin 1700’e yakın çeşidi vardır. Kopet dağlarının batısında çoğunlukla Kafkaslar ve İran’daki türler, Kopet dağlarının doğusunda ise çoğunlukla Pamir ve Alay dağlarındaki türler hakimdir. Bütün bu türler kurak iklime uyum sağlamışlardır. Ahal Bölgesi’nin damarlı bitkilerinin yalnız bir yerde yetişip başka yerde görülmeyen (endemik) türleri, Kopet dağları ve eteklerinde 318, Karakum çölü düzlüklerinde 25, su yatakları ve nehir havzalarında 8 adettir. Ekolojik özelliklerine göre Ahal bölgesindeki bitkileri çöl, dağlık alanlar, vahalar ve akarsu vejetasyonu olmak üzere dört ayrı bölümde inceleyebiliriz.

Çöl Sahasının Bitki Örtüsü

           Düzlük sahada doğal bitki örtüsünün en dikkat çeken kısmı ormanlardır. Orman formasyonunun esasını sazak diye adlandırılan çöl bitkileri teşkil eder. Bunların en yaygın olanı beyaz saksavullardır. Beyaz saksavullar çok geniş bir alanı kaplamasına rağmen iyi nitelikli bir orman topluluğu meydana getirmezler ve çalılık halde dağılış gösterirler. Kara saksavul diye adlandırılan ağaç türü ise genellikle çöl sahasının çukurluklarında ve vadi içlerinde bulunur. Kara saksavul killi, az tuzlu toprakları ve taban suyu yüksek yerleri sever. Kara saksavul görünümüyle de çok ilgi çekicidir. Küçük ormanlar oluştururlar ve yükseklikleri 7–9 m’yi bulur. Oldukça kalın gövdeli olan bu ağaç türünün gölgesi seyrek fakat serindir.

           Kumların üzerinde büyüyen bitkilerin uzun kökleri, rüzgar etkisiyle kumun taşınmasına engel olur. Vadi tabanlarına doğru eğimli kısımlarda selinli sözen ve selinli gandım gibi bitkiler yetişmektedir. Bunlar uzun ömürlü, kalın gövdeli, kısa boylu ve çalı formundaki ağaçlardır. Sarı tiken ve gırtıç gibi otlar çöl sahasının kısa ömürlü bitkileridir. Kum tepelerinde esasen beyaz saksavul ile yılak (bataklık bitkisi-saz) gibi otsu bitkiler yetişmektedir. Alçak Karakum düzlüğünün bitki örtüsünün esasını oluşturan beyaz saksavullarla birlikte yılak gibi otsu bitkiler sahanın otlak olarak önem kazanmasını sağlar. Ağaçsı bitki toplulukları, kum tümsekleri, vadi tabanlarına yakın eğimli sahalar ve ot örtüsü gür olmayan kumluklar için önem arz eder. Çalı formundaki ağaçsı bitkilerden gandımın çok olduğu yerlerde selin, yılak ve daneli efemerler yetişmektedir.Kara saksavullar genellikle sahanın çukur yerlerinde ve takır topraklı düzlüklerde yetişmektedir. Kara saksavulların bulunduğu bu yerlerde efemerlerin dışında yaz ve sonbaharda yetişen kısa ömürlü otlar da yer alır. Efemerlerin birçoğu saksavulların altında halka şeklinde yerleşmişlerdir. Kara saksavulların, altındaki ot örtüsüyle birlikte bulunduğu bu yerler sonbahar ve kış mevsimlerinde önemli otlak alanlarıdır.

           Takırlarda genellikle su otları yetişmektedir. Bitki açısından oldukça fakir olan tuzlu sahalarda ise çalı formundaki kısa ağaçlar vardır. Bunlar garak, yılgın (ılgın), şoratan ve sinrendir. Nemli ve tuzlu topraklarda ise genellikle şoratan, yılgın, çeti ve ak tiken olarak adlandırılan bitkiler yetişir.Çölün en güzel vakti ilkbahardır. İlkbahar başlarında yağışların artması neticesinde toprağın nemi de artmaktadır. Bu mevsimde ilk önce çigildemler(lale), yuvalar, yelmikler ve gülalekler, daha sonra gızılgozalaklar, gökdalak, çopantelpek (papatya), güneyik, ışgın (uşkun), gelinçek (gelincik) ve tekesakgal gibi bitkiler, çeşitli renklerdeki çiçekleriyle çölün görünümünü değiştirmektedir. Çöl bitkilerinin en önemlileri sazak, çerkez, çogan, bugratiken, selin, güneyik, çomuç, yılak ve humarjıktır.

           Saksavul olarak ta adlandırdığımız sazak (Haloxylon Persicum, H.Aphyllum), ağaç formundaki bir çöl bitkisi olup boyu genellikle 1,5-6 m aralığındadır. Birçok yerde ormanlıkları meydana getirir. Eğer kesilmez ve tahrip edilmezse 30–60 yıllık ömrü vardır. Saksavul ağacının 10 ayrı türü Orta Asya’nın çöllerinde ve yarı çöl sahalarında yetişmektedir. Türkmenistan’ın çöl sahasında, aynı zamanda Ahal Bölgesi’nde iki ayrı türü mevcuttur. Bunlardan en yaygın olanı beyaz saksavullar, diğeri de kara saksavullardır. Beyaz saksavullar genellikle 2-5 m, kara saksavullar ise 5-6 m’lik boya sahiptir. Bu ağaç türü, odun ihtiyacını karşılamasının yanında yapraklarıyla mera hayvanlarının besin ihtiyacını da gidermektedir. Çerkez (Salsota Richteri) çöldeki en kıymetli bitkilerden biridir. 2,5-3 m boyunda, kısa boylu bir ağaç olan çerkez, uzunca dolaşık dalları ve yeşil yapraklarıyla dikkati çeker. İki tür kökü olan bu ağacın dik kökleri 1,5 m, yana uzanan kökleri ise 3-5 m uzunluktadır. Kum tepelerinde ve kumla kaplanan takırlarda yetişen bu ağacın ömrü 20–30 yıl kadardır. Yeşil renkli yaprakları küçük ve büyük baş hayvanlar için önemli bir besin olmasının yanında, doğal etkilerle hareket eden kum tabakalarını sertleştirerek hareketini kısıtlar.

Çogan (Beta Vulgaris), boyu 60 cm‘den 2,5 m’ye kadar olan çöl bitkisidir. Dik kökleri 125 cm, yan taraflara doğru uzanan kökleri ise 340 cm’ye kadar uzamaktadır. Bu bitki genellikle takır topraklarda görülmekle birlikte kumlu topraklardaki türlerinin boyu 2,5 m’yi bulmaktadır. Kumun hareketini kısıtlayan özelliğinin yanında, hayvanlar için besin ve ilaç yapımında kullanılmaktadır.

 

Hareketli kum yığınlarında yetişen güneyik ise 15–50 cm boyunda otsu bir bitkidir. Mart ayının ortalarında büyümeye başlayan güneyik nisanda çiçeklenir. Güzel kokulu gülleri olan bitkinin yana doğru uzayan kökleri 3-7 m, dik kökleri ise 1,5-2 m’dir.Güneyik, günebakar (ayçiçeği) gibi güneşe doğru eğilir. Otlaklarda hayvanlar için besin kaynağıdır.

           Karakum çölünde çok karşılaşılan değişik bitkilerinden biri de yılaktır (Carex Pachystylis). Bu bitki kumluk alanları ilkbahar başlarında yeşillendirir. Boyu 15 cm olan bu otsu bitki şubat ayında büyümeye başlar, mart ayının başında çiçek açar, nisan ve mayısta meyve verir.

Dağlık Alanların Bitki Örtüsü

Dağ eteği düzlükleri ile dağlarda yetişen bitkilerin esasını uzun ömürlü otlar oluşturmaktadır. Bozkır bitkileri, kuraklığa dayanıklı kısa boylu ağaçlar ve çok daha kısa ağaçsı bitkiler sahanın genel görünümünü belirler.

           Kopet dağlarının eteklerinden itibaren 350–500 m yükseklikleri çölden bozkıra geçiş sahasıdır. Kopet dağlarının eteklerinde yılak, yüzarlık ve gırtıç (nane) dışında, atanakgüllüler (turpgiller), kösükliler (baklagiller), gülelekler (haşhaş) gibi kısa ömürlü bitki türleri yetişmektedir. 400–500 m yükseklikte yovşanlı (pelinli) kuşak başlar ve bu yerler yılak ve gırtıç gibi efemerlerin yayılış sahasıdır. 500–1500 m arasındaki yüksekliklerde step görünümü hakimdir. 500–1200 m yükseklikler arasında taneli türlerden oluşan bitki kuşağı yer alır. Bu kuşakta çigildem (lale), dağ soğanı, çomuç gibi bitkiler çayırları meydana getirir. 1150–2500 m yüksekliklerde bitki örtüsü kayalık ve taş yığınlarıyla bölünmektedir. Dağlık alanların zirvelerine yaklaştıkça seyrek arçalıklar (ardıç ormanları), yastık şekilli dağ kserofitleri (kuraklığa uyum sağlamış dağ bitkileri) yetişmektedir.

           Dağlık sahalardaki akarsu yataklarında, küçük gruplar halinde, yapraklı ağaçlardan oluşan ormanların yanında yabani meyve ağaçları da yer almaktadır. Bunlar badam (badem), itmurın (kuşburnu), uşgat, böğürtlen, yabani üzüm gibi yabani meyve ağaçlarıdır. Bu ağaçların dışında kaynak sularının ve derelerin boyları Türkimen alma ağaşı (Türkmen elması), injir (incir), almurt (armut), jabayı anar (yabani nar), hoz (ceviz), kerkav (akçaağaç) ağaçları ve zirk (sarıçalı-kadıntuzluğu), dagdan (tılsım-hamaylı), benevşe (menekşe), valeriana (kediotu), dağ soğanı, veronika gibi bitkilerin yaşam alanıdır.

           Kopet dağlarının batı kısımlarında kısa boylu ağaçlıkların olduğu sahalarda ekonomik ehemmiyeti olan meyveli bitkiler yetişmektedir. Buna en önemli örnek endemik bitkilerden, bol vitaminli ve tatlı Türkmen mandragorası (selmelek-mandırağa)’dır. Ahal Bölgesi’nde, dağlık sahanın az nemli yerlerinde, yaylalarda tatlı yumrulu bitkiler vardır ve bunlar tedavi amaçlı toplanır. Yine aynı özellikteki sahalarda kendir yetişir ve dokumacılıkta kullanılır. Deve dikeni de yaygın olarak görülür.

Bathız platosunun bölge içinde kalan batı kesiminde, pisse (fıstık) ağaçlarından meydana gelen seyrek ormanlar mevcut olup ağaçlı bozkırı meydana getirmektedirler. Bathız platosunda 600–700 m yüksekliğe kadar çöl kuşağı olup daha yukarısında step sahası başlar. Çöl kuşağı içerisinde kalan kısımda, tuzlu toprakların ve kum tepelerinin çok zayıf bitki örtüsü ile kara saksavullardan oluşan zayıf nitelikli ormanlar yaygındır. Bathız’ın yüksek kesimlerinde üçgat (hanımeli-türüzotu), garatiken (karatiken), ovgan injiri (afgan inciri) dışında yovşan (pelin) gibi otlar yetişmektedir.

 

Ahal bölgesinin monotip türlerinden olan Türkmen Arçası (Juniperus Turcomanica) Kopetdağ-Horasan endemiğidir. Kopet dağlarının deniz seviyesinden 1100–2800 m yüksekliklerinde, kurak ve taşlı dağ yamaçlarında, nadiren 250–300 m yükseklikteki vadi başlarında ve killi balçık yerlerin yüzeyinde seyrek yapıda görülmektedir. Bu seyrek yapı 6-10’dan 1000 ağaca kadar olan topluluklardan oluşur. Ardıç türlerinden olan bu ağaç, her zaman yeşil, yalnız tohumlarıyla çoğalan, ısıya ve kuraklığa dayanıklı yapıdadır.1977 yılından bu yana yapılan çalışmalarla çoğaltılmaya çalışılmaktadır ve kök tutma oranı %60 ‘a yakındır. Uygunsuz kesimden kaynaklanan tahribat, yangınlar, erozyon, tohumlarının büyümesinin zorluğu, yeraltı sularının ve dağlardan akan derelerin sularının azlığı gibi faktörler bu endemik türün çoğalmasını zorlaştırmaktadır.

 

Eski devirlerden saklanıp gelen ve ilmi ehemmiyeti olan Türkmen Selmelegi (Mandragora Turcomanica) doğal ve endemik bir bitki türüdür. Kopet dağlarının batı kesiminde ve merkezi kesiminde yayılmıştır. Killi topraklarda, löslerin nemli yerlerinde, ağaç ve kısa boylu ağaçsı bitkilerin arasında yetişir. Müstakil olarak bulunduğu yerlerin alanı 1980 yılında yapılan araştırmalara göre 1600 hektar olarak tespit edilmiştir. Ağaç ve fundalıklarca tutulan tohumları zararlı böcekler tarafından kitle halinde tahrip edilmektedir. İlkbahar başında, tohumları ile çoğalır. Üç yaşından sonra çiçeklenen ve tohumlanan selmelek, aralıktan marta kadar çiçek açar, nisan ve mayısta meyve verir. Türkmenistan’ın Bitkilerinin Genetik Kaynaklarını Araştırma Sahasında ve Aşkabat Botanik Parkında bu türün korunmasına ve çoğaltılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

 

Kopet dağlarının diğer bir endemik bitkisi de Türkmen Armıdı’dır (Pyrus Turcomanica Maleev). Birçok yerde yetiştirilen armut çeşitlerinin yabani bir türüdür. Çoğunlukla Kopet dağlarının batısında görülen bu tür, merkezi Kopet dağlarında da yetişmektedir. Vadilerin taşlı, tozlu topraklarında, yamaçlarında ve seyrek olarak da akarsu kenarlarında, ekim alanlarının kenarlarında 70–120 kökten ibaret sıklıkla yayılır. Toplam sayısı 1000 kökten az olup azalmaya devam etmektedir. Ağaçların kitle halinde kesilmesi, hayvanların otlatılması ve tohumları aracılığıyla çoğalmasının zorluğu azalmasını etkileyen faktörlerdir. Kurakçıl bir bitki olan Türkmen armıdı nisan ve mayıs ayında çiçek açar,  ağustosta da meyvesi olgunlaşır. Tohumlarıyla veya kök çıkıntılarından filizlenerek çoğalır. Kopet dağı koruma sahasında muhafaza edilmekte olup, ayrıca yetiştirilerek çoğaltma yapılmamaktadır.

 

           Depe Soganı (Alium Paradoxum) Kuzey Kafkasya ve Kopet dağlarının batısına ait bir türdür. Çevre ve bahçe düzenlemesinde süsleyici olarak da kullanılan depe soganı, otlakların değerli besin maddesidir. Ahal Bölgesi içerisinde Kopet dağlarının orta ve batı bölümünde yayılır. Dağlık sahanın orta kuşağında, tozlu topraklarda, gölgeli ve nemli yerlerde, ağaçların ve çalı formundaki bitkilerin altında küçük topluluklar halinde görülmektedir. Yayıldığı sahanın alanı ve sayısı son yıllarda çok azalmıştır. Bitkinin köküyle birlikte koparılıp çıkarılması ve hayvanların otlatılması neticesinde azalış göstermektedir. Mart başlarından itibaren çiçek açar ve 25–30 gün çiçeklenmesi devam eder. Nisan ve mayıs aylarında tohumlanan depe soganı, tohumlarından ve dibinden filizlenerek çoğalır. Aşkabat Botanik Parkında yetiştirilip çoğaltılmaktadır. Kopet dağlarının batısındaki mevcut yayılış sahasında da koruma altına alınmıştır. 

Mihelin Çigildemi (Tulipa Micheliana) Kopet dağları ve Pamir-Alay dağlarına ait bir türdür. Kopet dağlarının batısında büyük bir yayılış sahasına sahiptir. Dağlık saha boyunca hemen her yerde görülmektedir. Deniz seviyesinden 300–2800 m yüksekliklerde, dağ ksorofitleri kuşağına kadar taşlık sahalarda ve eğimli yerlerde küçük topluluklar halinde yetişmektedir. Son dönemde ciddi azalma göstermesinin sebebi çok fazla toplanması ve bu esnada köklerinin tahrip edilmesiyle birlikte hayvan otlatılmasıdır. Ocak ayında büyümeye başlayan bitki, şubat ayında güneş alır ve mart ayının başında başlayan çiçek açma süreci yaklaşık 30 gündür. Meyveleri mayıs ve haziranda ortaya çıkar. Tohumlarından ve köklerinden çoğalır.

Bathız Düegıranı (Atraphaxis Badghysi) Bathız platosunun ve Kopet dağlarının güney bölümünün endemik türüdür. Kumlu ve killi topraklarda, kırmızı kum taşlarının yüzeyinde, taşlık ve eğimli yüzeylerde, akımsız, kuru ve tuzlu çukurluklarda yayılış gösterir. Ait olduğu sahada yeterli yoğunlukta olmasına rağmen insanların tahribatı yayılış alanının daralmasına sebebiyet verebilir. Hayvan otlatılması ve odun hükmünde kullanılıp yakılması belirli ölçüde azalmasına sebep olmaktadır. Kurakçıl bir bitki türüdür ve tohumları vasıtasıyla çoğalmaktadır. Nisanda çiçeklenir, haziran ayında da meyvelenir. Yayılış alanının bir bölümü Bathız Koruma Sahasında yer almakta ve korunmaktadır.

 

Bathız Pissesi (Pistacia Badghysi), soyunun iki türünden biri olan fıstık bitkisidir. Bu endemik tür, ağırlıklı olarak Kuzey Afganistan’da Paropamiz dağının eteklerinde ve Bathız platosunun güneyinde Guşgı (Mari Velayeti sınırlarında) çevresindeki fıstık (Pistacia vera L.) ağaçlarının arasında, kum taşlarının yoğun olduğu yerlerde görülür. Bathız’ın Ahal Bölgesi içerisinde kalan kısmında çok seyrek bulunur. Zaman zaman dikkatsizlik sonucu çıkan yangınlar türün varlığını tehdit etmektedir. Nisanda çiçeklenen bu tür ağustos ayında meyve verir. Tohumları vasıtasıyla yetişir; fakat yetişen genç ağaçlar görülmemektedir. Daha önceleri, çoğaltmak için gerekli çalışmalar yapıldıysa da sonuç alınamamıştır. Bathız Koruma Sahası’nda ekilip çoğaltılması önerilmektedir.

Vahaların Bitki Örtüsü

Sulamaya elverişli, çiftçilik yapılabilen ve insanların da yardımıyla çöl sahasında yemyeşil bir hal alan sahalar vaha olarak adlandırılmıştır. Ahal Bölgesi’nde Karakum Kanalı ve Tecen nehri havzaları vaha kabul edilir. Bu saha doğudan batıya Tecen nehri havzasından başlar ve Arçman ovasına kadar Kopet dağ sıraları ile çöl sahası arasında devam eder. Bölge nüfusunun da büyük çoğunlukla bu vahalarda toplandığı görülmektedir.

Vahalarda genellikle pamuk, yonca, tahıl türleri ve kültür bitkileri yetiştirilmektedir. Küçük alanlar ise meyve ve üzüm bağlarıyla kaplıdır. Tuzluluğu fazla olan yerlerde garak, garagan, guşgözi ve gara çayır gibi çeşitli bitkiler yetişir. Bunların dışındaki yerlerin bitki örtüsü yandak (bir tür diken-niş), pişikdırnak (keditırnağı dikeni), buyan (meyan) ve boyurgan gibi bitkilerden oluşur. Eldar sosnası (sarıçam), arça (ardıç), kerkav (akçaağaç), maklyura gibi ağaçlar çoğunlukla şehir ve köy yerleşmelerinin bulunduğu yerlerde yaygındır. Sulama yapılan yerlerde ise genellikle tut (dut), garagaç (karaağaç), sövüt (söğüt), igde (iğde), derek (kavak) ve yılgın gibi ağaçlar yetişmektedir. Bunların dışında topalak, çayır, peçek (bir tür çiçekli sarmaşık), sezmek, yandak, akbaş gibi otlar da yayılış göstermektedir.

Akarsu Havzasının Bitki Örtüsü

           Çöl sahası içerisindeki nehir yatakları, bitkilerin ve hayvanların birçok türünü barındırarak doğal hayatın zenginleşmesini sağlarlar. Çölün tekdüze görünümüne bakıldığında Tecen nehri yatağının çevresinde yeşil bitki örtüsünün zenginliği kesinlikle fark edilir. Ahal Bölgesi’nde sık ağaçlı ormanlar nehir vadilerinde yer alırlar. Bu tip ormanlara tokay (tugay) ormanı denir. Tugaylar sık ve yüksek ağaçlardan meydana gelir. Bu tip ormanlar genellikle kavak türlerinden oluşur. Dalları birbiriyle birleşir ve güneş ışığının sızmasını önemli ölçüde engellerler. Ağaçların arasında liyan diye bilinen, gövdeleri eğilip bükülebilen, ağaçtan ağaca sarılan sarmaşık türü bitkiler vardır.Liyanlar yer yer tugay ormanlarını geçilmez kılarlar. Tugay ormanlarındaki ağaçlar genellikle kavak ağacının iki türü Pyatta ve Turanga’dır. Belirli bölgelerde seyrek ağaçlı tugaylara da rastlanır. Bunlar çalılık ve maki türü bitkilerin oluşturduğu çıngıllardır.

           Nehir ve göl kenarlarında çalılıklardan oluşan tugaylar da vardır. Bunlar saz formunda 3–5 m yüksekliğindeki ağaçlar ve yabani şeker kamışı galamdan oluşur. Bunun dışında şekerçinrik (şeker kamışı), yeken (yapraklı su kamışı), kendir, buyan (meyan) ve boyurgan gibi kıymetli bitkiler nehir yataklarının kenarında yetişmektedir. Kavak ağaçlarının sıklıkla bulunduğu tugay ormanlarında sovüt (söğüt) ve igde (iğde) ağaçları da kavak türlerinin arasına karışmış durumdadır. Çalılık ve maki ormanları ise yılgın (ılgın), tikenekli çingül ve gıyak gibi türlerden oluşmaktadır. Tugayları oluşturan ağaçları, karmaşık görünüşteki bazı bitkiler kuşatmaktadır. Bunlar geçemjek ve deltek gibi bitkilerdir. Onların da altında kısa boylu çalı formundaki ağaçlar ile otlar yetişmektedir. Bunlardan bazıları yılgın, yandak, buyan ve geçemjektir.

            Gür ormanların karışık ot örtüsünde galam (şeker kamışı), hışa (kamışa benzer bir bitki), galdırgan, gamış(kamış) ve sarıbaş gibi bitkiler yaygındır. Bu yerlerde yeken ile buyan geniş yer tutmaktadır. Buyanın kökleri ilaç yapımında ve sanayinin çeşitli alanlarında kullanılmaktadır. Tecen nehri kenarlarındaki tugay ormanlarının az bir kısmı, yer yer torannı (turanga), yılgın, gızgan gibi ağaçlar ve kısa boylu çalılıkların oluşturduğu küçük topluluklar halinde de görülebilmektedir. Fatih KOŞAK / Kasım 2008

* Efemerler: Kısa ömürlü, süreksiz bitkiler.  

FAYDALANILAN KAYNAKLAR 

Atamıradov, H.İ. ve diğerleri. Türkmenistanın Gızıl Kitabı “Ösimlikler (Bitkiler)”, Türkmenistanın Tebigatı Goramak Ministirligi Çöller Ösimlik ve Hayvanat Dünyesi Milli İnstituti Yayını, Cilt 2, Aşkabat, 1999 

Babayev, A. Gurbandurdıyev, G. Türkmenistan’ın Fiziki Geografiyası, Türkmen Dövlet Neşriyatı Gullugı basımı, Aşkabat, 2002  

Esnazarova, U.A. Temirbekov, A.T. Türki Tildes Elder Geografiyası, Ahmet Yesevi Üniversitetinin Jerdem Gorı (A.Y.Ü.Yardım Vakfı) Basması, Ankara, 1999  

İbrahimov, A. Soykan, F. Türkmenistan: Çöl ve Turizm, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Yayını, İzmir, 1996 

Rajapov, M.R. Yazgulıyev, A. Türkmenistan Prezidenti Beyik Saparmırat Türkmenbaşının Daş-Töveregi Goramak Hereketlerinin Milli Meyilnamesi, Türkmenistan Bilim Ministirligi Yayını, Aşkabat, 2002 

Our valuable member Fatih KOŞAK has been with us since 27 Декабрь 2007, Бейшемби.

Contact e-mail: Е-почта спамботлордон зыйан болбошуу үчүн жашынды, аны көрүү үчүн tarayıcınızın Javascriptи болушу керек.

Show Other Articles

Seçilmiş Kitaplar


Seçilmiş Kitaplar


Share/Save/Bookmark